FORGOT YOUR DETAILS?

Alp Sime

"Ceratonia"

« 1 arasında 2 »

Leica Galeri İstanbul, Alp Sime’nin “Ceratonia” başlıklı kişisel sergisi ile Bomontiada’da açılıyor.

Leica 19. yüzyıldan itibaren yön verdiği fotoğraf tarihinin izlerini Doğuş Grubu ile İstanbul’un tarihi binalarından birine taşıyor. Dünya’daki 15. Leica Galeri olan İstanbul, uluslararası sanat arenasında Türkiye’nin yaratıcı potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefliyor. Leica Galeri İstanbul’un programında, uluslararası üne sahip yerli ve yabancı sanatçıların yanı sıra, keşfedilmeyi bekleyen ve iddialı içerik üreten genç fotoğraf sanatçıları yer alıyor. Leica Galeri ve Akademi, Leica geleneği ve vizyonu doğrultusunda fotoğraf tutku ve bilincini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor.

1849 yılında Almanya’da kurulan Leica’nın ilk kamera modeli 1914’te Oskar Barnack tarafından geliştirildi. Leica, 35 mm el yapımı fotoğraf makinelerini üretmeye başladıktan sonra ise fotoğraf dünyasında ve tarihin belgelenmesinde yepyeni bir çağ açıldı. Magnum Fotoğraf Ajansı’nın kurucularından ve sokak fotoğrafçılığının liderlerinden Henri Cartier-Bresson "Leica benim gözümün uzantısı" diyerek markanın fotoğraf tarihindeki önemini vurgulamıştı.

Alp Sime’nin “Ceratonia” başlıklı sergisinde Leica için özel olarak üretilen bir seri ile Sime’nin eski dönem yapıtlarından bir seçki bulunuyor. Sanatçının güçlü estetik dili belgeselle kurgu arasındaki çizgiyi incelten anlatımı ile birleşiyor. Sime’nin kişisel ve toplumsal geçmişinden yola çıkarak yakaladığı sahneleri izleyicinin zihninden önce duygularını harekete geçirmeyi başarıyor. Seri halinde izlendiğinde farklı hikayeler barındıran, rafine bir sunum ile karşımıza çıkan serginin başlığı hakkında Alp Sime şunları söylüyor:

“Ceratonia – Türkçe’siyle keçi boynuzu, kimi yörelerde ise harnup - her çekirdeği eşit ağırlıkta, nerede olsanız hangi ağaçtan toplasanız aynıdır. Bu özelliği onu değerli taşlar için kullanılan karat birimi yapmış. Bu bana hassas bir dengeyi, anlaşmayı ve çok uzakta olmayan bir ülkeyi çağrıştırıyor.”

Leica Camera Yönetim Kurulu Üyesi ve Leica Galeri Uluslararası Direktörü Karin Kaufmann bu sergi hakkında şunları söylüyor:

“Leica Galeri Istanbul’un, açılış sergisi için çok yönlü fotoğraf sanatçısı Alp Sime’yi seçmiş olmasından dolayı son derece mutluyum. Büyüleyici işler ortaya koyan 1970 İstanbul doğumlu sanatçının, çağımızın en önemli fotoğraf temsilcilerinden biri olduğu şüphesiz. Gündelik hayatımızın akışı içerisinde gözümüzden kaçan detayları zahmetsizce gün ışığına çıkartabiliyor. Daha şimdiden fotoğraf sanatının klasiklerinden olan Sime, bugün bize fotoğrafın büyük imkanlarını yeniden hatırlatıyor: duraksamak, dünyayı baştan keşfetmek ve hayatın zaman zaman saçma gelen çeşitliliğine hayretle eşlik etmek.”

“Ceratonia” 3 Aralık 2016 tarihine kadar Leica Galeri İstanbul’da görülebilir.

LEICA GALERİ İSTANBUL: ALP SİME

Leica, dünya çapındaki 14. galerisinin açılışını Alp Sime’nin fotoğrafları ile yapıyor.
Leica Galeri Istanbul’un, açılış sergisi için çok yönlü fotoğraf sanatçısı Alp Sime’yi seçmiş olmasından dolayı son derece mutluyum.
Büyüleyici işler ortaya koyan 1970 İstanbul doğumlu sanatçının, çağımızın en önemli fotoğraf temsilcilerinden biri olduğu şüphesiz. Sime, kentsel mekana ve yaşayan insanlara hassas ve şiirsel bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Klasik portre anlayışından çok farklı çekimler görüyoruz; kimi zaman kişiler sadece belirli kısımlarla gözler önünde, kimi zamansa sadece izleyicinin kendi algısıyla derinliklerini keşfedebileceği şekilde konumlandırılmış.
Alp Sime seçtiği temalarla kentsel yaşamın değişkenliğini bize kişisel tecrübelerimizle bağdaştırarak algılatıyor. Yalnızlık, kaybolmuşluk ve melankoli duygularını derinlemesine hissettiriyor. Fotoğrafçı, tanıdık çevrede bilinmeyenin, henüz görülmemiş veya rastlantısal olanın arayışını sürüyor. Çağdaşları arasında az sayıda fotoğrafçının sahip olduğu benzersiz ve diğerlerinden ayrılabilen görsel bir ifade şeklini, kendi tarzını geliştirebilmiş olan Alp Sime sanatının usta isimleri arasında. Temaları, kişisellik ve anonimlik özelliğini birlikte taşırken aynı zamanda gündelik sevinçleri de içerisinde barındırıyor.
Fotoğrafları belge niteliğinde veya açıklayıcı değil, aksine suskun ve kendi halindeler. Sime çekimleriyle objektif olmayı değil hikayeci ve nükteli yaklaşımları tercih ediyor. Fotoğrafçı, sadece kameranın odakladığından öte kendisi keşfederek yorumladığı, görünürün altında gizlenmiş temayı da gösterebiliyor. Ayrıca siyah beyaz çekimler, ışık ve gölge oyunları söz konusu olduğunda kendisinin olağanüstü incelikte bir hissiyata sahip olduğu söylenebilir. Klasik analog Leica kamerasının yanı sıra Leica M Monochrom kullanıyor. Siyah beyaz tekniğinin bilinçli kullanımı sayesinde bakışları fotoğraflarındaki mükemmel kompozisyona yönlendirebilmekte, izleyicide güçlü ve soyut bir etki yaratabilmektedir. Gündelik hayatımızın akışı içerisinde gözümüzden kaçan detayları zahmetsizce gün ışığına çıkartabiliyor. Bu sayede izleyicileri fotoğraflarını daha uzun süre incelemeye, onları bu şekilde onurlandırmaya teşvik ediyor ve bu zaten başlı başına günümüzdeki çoğu fotoğrafın başarabilmiş olduğundan çok daha fazlası. Daha şimdiden fotoğraf sanatının klasiklerinden olan Sime, bugün bize fotoğrafın büyük imkanlarını yeniden hatırlatıyor: duraksamak, dünyayı baştan keşfetmek ve hayatın zaman zaman saçma gelen çeşitliliğine hayretle eşlik etmek.
Leica Galeri Istanbul’a, etkileyici fotoğraf dünyasının muhteşem olanaklarını iletme ve yaygınlaştırma konusunda başarılar ve keyifli paylaşımlar diliyorum.

Karin Rehn-Kaufmann
Chief Representative Leica Galleries International

ESERLERLE İLGİLİ DETAYLI BİLGİ ALMAK İÇİN BİZE YAZABİLİRSİNİZ

Lütfen aşağıdaki formu doldurun ve gönderin. Size en kısa sürede yanıt vereceğiz.

YUKARI